Kemal Cenk İçten: “Gazetecilik bir duruştur.”
Yıllardır magazin dünyasının nabzını tutan deneyimli gazeteci Kemal Cenk İçten, verdiği özel röportajda magazin haberciliğinin dünü, bugünü ve geleceğini değerlendirdi. Dijital çağın haberciliğe etkilerinden etik değerlere, ünlülerle medya ilişkilerinden genç gazetecilere tavsiyelerine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulunan İçten, magazinin yalnızca dedikodudan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Gazetecilik bir duruştur” mesajını verdi.

Kemal Cenk İçten ile Röportaj
Kariyer ve Başlangıç
Soru 1: Magazin gazeteciliğine ilk adımı attığınız dönemi nasıl hatırlıyorsunuz? Bugünle kıyasladığınızda en büyük fark ne?
Kemal Cenk İçten: Magazin gazeteciliğine ilk adımı attığım yılları büyük bir heyecanla hatırlıyorum. O dönem haberin peşinden koşardık, bugün ise haber çoğu zaman zaten insanların cebinde. En büyük fark; emek, sabır ve meslek disiplininin giderek azalması.
Soru 2: “Magazin Habercisi “olarak anılmak size ne hissettiriyor?
Kemal Cenk İçten: Elbette gurur verici ama bu bir övgüden çok sorumluluk. Çünkü siz konuştuğunuzda insanlar kulak kesiliyor. Yanlış bir söz bile büyük etki yaratabiliyor.

Soru 3: Sizce magazin sadece dedikodu mudur?
Kemal Cenk İçten: Magazin asla sadece dedikodu değildir. Magazin, toplumun aynasıdır. Kim neyi seviyor, neyi yargılıyor, neye özeniyor; hepsi magazinde okunur. Bu yönüyle sosyolojik bir alandır.
Soru 4: Magazin haberciliğinde kırmızı çizgileriniz neler?
Kemal Cenk İçten: Özel hayatın mahremiyeti, çocuklar ve sağlık konuları benim kırmızı çizgilerimdir. Haberin değeri ne olursa olsun, insan onurunun önüne geçemez.
Soru 5: Bugünkü magazin anlayışını yeterli buluyor musunuz?
Kemal Cenk İçten: Hayır. Çok hızlı, çok yüzeysel ve çoğu zaman kontrolsüz. Bilgi yerine yorum, haber yerine linç üretiliyor.
Soru 6: Sanatçılarla medya arasındaki ilişki sizce sağlıklı mı?
Kemal Cenk İçten: Artık çok kırılgan. Eskiden karşılıklı saygı vardı, şimdi ise karşılıklı güvensizlik hâkim.

Soru 7: Yıllar içinde sizi en çok şaşırtan ünlüler oldu mu?
Kemal Cenk İçten: İsim vermek doğru olmaz ama şunu söyleyebilirim: Kameranın önünde bambaşka, arkasında bambaşka olan çok ünlü gördüm. Bu meslek insana insanı tanıtıyor.
Soru 8: Ünlülerin özel hayatı nerede başlar?
Kemal Cenk İçten: Ünlü olmak, her şeyin açık büfe olduğu anlamına gelmez. Özel hayat; evin kapısından içeri girildiği yerde başlar. Magazin oraya girmemeli.
Soru 9: Sosyal medya magazini nasıl etkiledi?
Kemal Cenk İçten: Hızlandırdı ama derinliğini azalttı. Herkes bir şey paylaşıyor ama kimse doğrulamıyor.
Soru 10: “Herkes muhabir oldu” söylemine katılıyor musunuz?
Kemal Cenk İçten: Kısmen. Herkes muhabir olabilir ama gazeteci olamaz. Gazetecilik bir duruştur.

Soru 11: Tık odaklı habercilik magazine zarar veriyor mu?
Kemal Cenk İçten: Ciddi zarar veriyor. Kısa vadede kazandırıyor ama uzun vadede güveni yok ediyor.
Soru 12: Magazin basınında sizi en çok rahatsız eden şey nedir?
Kemal Cenk İçten: Mesleğin ciddiyetini kaybetmesi. Herkesin her konuda hüküm vermesi.
Soru 13: Genç gazeteciler en çok hangi hatayı yapıyor?
Kemal Cenk İçten: Sabırsızlık. Hemen görünür olmak istiyorlar ama bu meslek zaman ister.

Soru 14: Magazin basınının itibarı nasıl yükselir?
Kemal Cenk İçten: Etik, doğru kaynak ve dil temizliğiyle. Başka yolu yok.
Soru 15: Magazin gazeteciliğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Kemal Cenk İçten: Bitmez ama şekil değiştirir. Kalıcı olanlar; doğruyu, sakinliği ve saygıyı seçenler olacak.
Soru 16: Gençlere en önemli tavsiyeniz ne?
Kemal Cenk İçten: Ünlü olmak için değil, gazeteci olmak için bu işi yapsınlar.
Soru 17: Yeniden başlasaydınız yine magazini mi seçerdiniz?
Kemal Cenk İçten: Evet. Çünkü insan hikâyeleri beni hâlâ heyecanlandırıyor.
GÜNDÜZ KLİNİKTE, GECE SAHNEDE! DİŞ HEKİMİ ERDEM SUR’DAN YAZ BOMBASI: “CİLVELİM”
Kömür Karası Topraktan Yeni Bir Hayat Arayışı
Bülent Ersoy’dan Yaz Sezonuna Güçlü Bir Dönüş: “Fragman” İki Yeni Club Versiyonuyla Yayında!
KARAF RÜZGÂRI DÜRDANE 1901’DE ESTİ
Urlada Arif Susam Rüzgarı
PETEK DİNÇÖZ BODRUM’U SALLADI! VOGUE HOTEL’DE UNUTULMAZ GECE